Kredi Derecelendirme Kuruluşları Konuşuldu

09 Mayıs 2014

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şubesi’nin akademisyen, siyasetçi ve iş adamlarını ağırladığı toplantılarının konuğu, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Profesörü Erdal Tanas Karagöl oldu. MÜSİAD Ankara Şube binasında gerçekleştirilen toplantıya 50 Müsiad üyesi işadamı katıldı.

Toplantı öncesinde söz alan MÜSİAD Ankara Şube Başkanı İlhan Erdal, üyelerin kişisel gelişimleri ve vizyonlarına katkı sağlamak adına düzenledikleri programlarla, başta ülke ve dünya ekonomisi olmak üzere pek çok alanda farklı konulara değindiklerini belirtti.

MÜSİAD Ankara Şubesi’nin periyodik aralıklarla düzenlediği toplantıların konuğu olan Prof. Erdal Karagöl “Kredi Derecelendirme Kuruluşları ve Türkiye Ekonomisi” konu başlığı ile yaptığı sunumda dünyada faaliyet gösteren başlıca derecelendirme kuruluşlarının sistematiği ve ülke ekonomilerine etkilerini anlattı.

 

DERECELENDİRMELER ADİL YAPILMIYOR

Dünyanın önde gelen derecelendirme kuruluşlarının notlama yaparken kullandıkları yöntemleri eleştiren Karagöl, “Ekonomik verilere bakıldığında ciddi gelişmeler kaydeden Türkiye’nin notunun, 2001 krizinden sonra uzun bir süre yatırım yapılabilir seviyelerin altında tutularak hiçbir artış göstermemesini adil bulmuyorum” dedi.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notların borçlunun, borcunu ödeme kapasitesini gösterdiğini de dile getiren Karagöl, yapılan notlamalara bakıldığında Türkiye ile aynı konumda olan ülkelere farklı notlar verildiğinin de altını çizdi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının uzun zaman sonra kullandıkları metadolojiyi paylaştıklarını ancak bu paylaşımlarda ağırlıklandırmaları hangi kriterlere göre yaptıklarını bildirmediklerini ifade eden Karagöl, “Bu hali ile verilen notların neyi baz alarak verildiğini ve kriterlerinin neler olduğunu bilmemiz mümkün değildir. Bu sebeple de verilen kredi notunun ne kadar şeffaf olduğu tartışmalıdır” dedi.  

 

ÜLKE NOTU ŞİRKETLERİN BAŞINI AĞRITIYOR

Derecelendirme kuruluşlarının ülkelere not verirken, bu notların şirket  ve kuruluşların notlarının önüne geçmesinin de ayrıca bir sorun oluşturduğunu ifade eden Karagöl, yerli bankaların, firmaların ve kuruluşların yurt dışından kredi almaları, tahvil alıp satmaları ve yurt dışı finansmanı isteyen büyük altyapı projelerinin düşük finansmanı gibi yatırıma dair finansal kaynakların da ülke notu nedeni ile engellerle karşılaştıklarını söyledi. Kuruluşların notunun 3A gibi en üst derecede bir not olmasına karşın ülke notunun baz alınarak, ülkenin aldığı kredi derecesine göre değerlendirildiğine dikkat çeken Karagöl, “Ülke notu şirketlerin önüne engel olarak çıkmamalı ve şirketler kendi notları ile değerlendirilmelidir” dedi.

 

 

DERECELENDİRME KURULUŞLARININ SAYISI ARTIYOR

Dünya’da takip edilen az sayıda Kredi derecelendirme kuruluşlarının oligopol bir yapı oluşturduğunu ifade eden Karagöl, konuşmasında bu yapılara bağımlılığı azaltmak adına dünyanın farklı bölgelerinde, çeşitli ülkeler tarafından 80’e yakın derecelendirme kuruluşunun var olduğu bilgisini paylaştı.

Türkiye’de böyle bir yapının kurulması ve sürdürülebilmesinin maliyetli ve zor olacağını dile getiren Karagöl, Çin’de kurulan “Dagong” derecelendirme kuruluşunun 1994 yılında kurulduğunu ve bu yapının 10 yılı aşkın bir zaman sonra gündeme gelebildiğini belirtti. Dagong’un şimdiki konumunu da anlatan Karagöl, “Çin'in yatırım için kendi kredi derecelendirme kuruluşundan not almayı zorunlu tutuyor. Bu açıdan oligopol yapıya bağımlılığını da ortadan kaldırıyor” dedi.  

Prof. Erdal Karagöl’ün sunumunun ardından söz alan MÜSİAD Ankara Şube Başkanı İlhan Erdal, verilen bilgiler ve katılım için teşekkürlerini bildirerek, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Karagöl’e hediye takdiminde bulundu.

EN