Cevdet Yılmaz MÜSİAD Ankara'nın Konuğu Oldu

12 Eylül 2017

"Ekonomimiz Fark Oluşturmaya Devam Ediyor"
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Ankara’nın üyelerine yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantılarının bu ayki konuğu AK Parti Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz oldu.  Ekonomi, yatırım ve ihracat gibi birçok konuya yönelik değerlendirmelerde bulunulan toplantıya AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcıları Erdal Tanas Karagöl, Fatma Salman ve Mahmut Mücahit Fındıklı ile MÜSİAD Ankara Yönetim Kurulu Üyeleri ve MÜSİAD Ankara Üyeleri geniş katılım gösterdi.Toplantıda konuşan MÜSİAD Ankara Başkanı İlhan Erdal, ekonomiye ilişkin sıcak konuların olduğu bir dönemde bu toplantının düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ‘’Bildiğiniz üzere Türkiye’nin ikinci çeyrekteki büyüme rakamları açıklandı. Açıkçası ülke ekonomimizin fark oluşturmasından büyük bir heyecan duyuyoruz’’ dedi.


"Hedefimiz Bu Büyümeyi İhracata Dayalı Üretimle Çok Daha Yukarılara Taşımak"
İhracat, inşaat ve hizmet sektöründe ciddi bir büyüme kaydedildiğini aktaran Başkan Erdal, "Yakın ülkelerle sıkıntıların yaşandığı, terörle mücadelede ciddi manada kaynak aktarıldığı bir dönemde 5.1 büyüme oranın açıklanmasının piyasalara olumlu yansımaları olacaktır. Sanayi sektörünün toplam katma değerinin yüzde 6.3 artış kaydetmesi ve tarım sektöründe gözlenen yüzde 4.7'lik büyüme oranlarını son derece önemsiyoruz. Bizler üreticiler, sanayiciler ve işadamları olarak hiçbir dönemde karamsar olmadık, işlerimize ve yeni yatırımlara odaklanarak yolumuza devam ettik. Hedefimiz bu büyümeyi ihracata dayalı üretimle çok daha yukarılara taşımaktır"  şeklinde konuştu.


"Offset Uygulamalarında Kendi Kurallarımızı Koymalıyız"
Üretmek ve ihracatı artırmak için her türlü çabayı sarf ettiklerini ifade eden Başkan Erdal, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Yerli üretimin ve yerli malı kullanımının artırılması konusu ekonomimiz açısından büyük bir önem taşıyor. PPP Şehir Hastaneleri gibi örnek projelerde yerlilik oranının az olması bizleri son derece üzüyor. Yüksek teknolojili medikal cihazların en fazla %10’unu yerli üretimden karşılıyoruz. Özellikle offset uygulamalarında kendi kurallarımızı koymalıyız. İhale şartnamelerinde ve sözleşmelerinde belirtilen yerli üretim kullanım oranı, inisiyatife bırakılmayacak kadar önemli bir konu. Savunma sanayi sektöründeki ihalelerde %15’lik yerlilik avantajı gibi uygulamaların diğer sektörlere de uygulanması kendi kaynaklarımızın içeride kalmasına imkan sağlayacaktır’’

"Daha Yaşanabilir Şehirler İnşa Etmeliyiz"
"Uluslararası inşaat sektöründe yer alan firmalarımız; uluslararası alanda yüksek mühendislikte, tedarikte ve yapılarda kullandıkları yüksek teknolojiyle gururumuz olmaya devam ediyor. Bununla birlikte daha yaşanabilir şehirler inşa etmeliyiz. Bizler şehirlerin dikey gelişmesinin ötesinde yatay gelişmesi üzerinde durulmasını istiyoruz. Şehirleri inşa ederken insanı merkeze koyan, estetik, kaliteli, kendi kültürümüzden ve medeniyetimizden esinlenen, aile yapısına, gelenek ve göreneklere uygun düzenlenmiş bir anlayışın yaşam alanlarında hakim olması gerektiğini düşünüyoruz.Ayrıca gerek savunma sanayide gerek inşaat sektöründe gerekse diğer sektörlerde Ankara’nın merkez üssü olma özelliğinin tesis edilmesi ve güçlendirilmesi için çok önemli olan fuar merkezlerine ihtiyaç vardır. Bununla birlikte çoğu zaman işveren, çalışanın işten ayrılması durumunda mevzuattan kaynaklı ciddi anlamda mağduriyet yaşamaktadır. Çalışanın ve işverenin hakkını eşit bir şekilde gözeten hukuki bir düzenleme yapılmalıdır’’Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eski Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Ankara’daki STK’ların önemine vurgu yaparak, ‘’Ekonomi İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak, Başkan Yardımcılarım ve ekibimizle birlikte sürekli sizlerle diyalog halinde ve işbirliği içerisinde olmak niyetinde olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum’’ dedi.


"Başarılı Bir Ekonomi Politikasının Özü Kamu İle Özel Sektörün Diyalogu Oluşturuyor"
Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, ‘Ankara’nın sadece bir siyasi ve bürokratik merkez değil aynı zamanda Türkiye’nin çok önemli bir ekonomik merkezi olduğunu belirtti. Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, “Başarılı bir ekonomi politikasının özü kamu ile özel sektörün diyalogu oluşturuyor. Kendi içine kapanan kamu, kendi içine kapanan özel sektör yeterli bir sonuç üretemez. Serbest piyasanın en gelişmiş olduğu ülkelerde de böyle ülkemizde de böyle. Dolayısıyla sürekli diyalog mekanizmaları oluşturmamız gerekiyor” dedi.Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz konuşmasında şunları kaydetti: "Türkiye bugün çok önemli bir noktaya gelmiş durumda, son 14 yıla baktığımızda yıllık ortalama 5.7 oranında bir büyüme sağladık. Küresel krizin olduğu 2009’dan sonraki dönemde %6.7 oranında büyüme yakaladık. 2009 küresel krizi, 15 Temmuz hadisesi ve yakın coğrafyalarda meydana gelen olaylara rağmen bu büyümeyi başararak önemli bir performans gösterdik. Bunda en önemli etken iyi bir yönetim ve yapılan reform hareketleridir. Sadece ekonomik rakamlar değil, reel ekonomimiz de değişim gösterdi. Kredi Garanti Fonu başta olmak üzere ciddi kaynaklar oluşturuldu. KOBİ destekleri verildi. Birtakım KDV ve ÖTV indirimleri ile prim ertelemeleri yapıldı. 16 Nisan Referandumundan sonra yeni yönetim sistemimizin ekonomik açıdan da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sadece siyaset kurumu olarak değil, ekonomik, kültürel ve sanatsal gibi birçok alanda kendimizi yeni döneme hazırlamak zorundayız. Yeni dönemin en belirgin özelliği bize 15 yılda bu kadar kazanç getiren güven ve istikrarı kalıcı hale getirecek olması ve kurumsal güvenceye kavuşturmasıdır’’


“Yıl Sonunda Enflasyonu Tek Haneli Rakamlarla Kapatacağız”
İhracatın iyi bir performans gösterdiğinin altını çizen Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, "Ekonomimiz ikinci çeyrekte 6.3 büyüme gösterdi. Büyümenin kalitesi de arttı. Yatırımlarda ilk defa çok ciddi bir artış görüyoruz, ikinci çeyrekte %9,5 gibi bir büyüme yakaladık. Diğer bir önemli kalite göstergesi iç talep-dış talep dengesidir. İç talep ve dış talebin dengeli büyümesinin ihracatın büyümesine önemli katkısı var. Son verilere göre açıklanacak üçüncü çeyrekte performansımız daha da artmış durumda. Sanayinin kapasitesi arttı, tarımda da geçen yıla oranla bir artış söz konusu. Turizmde ise geçen yıllara göre canlanma görünmekte. Bütün bunlar birleştiği zaman ekonomimizde önemli bir büyüme performansı görüyoruz. 2016 yılının ilk iki çeyreğinde de zaten büyüme rakamları yüksekti. Dolayısıyla o yüksek büyümelerin üzerine %5 büyümüş olduk. En yüksek büyüme oranını muhtemelen üçüncü çeyrekte göreceğiz. Öncü göstergelerde büyüme performansının iyi gittiğini görüyoruz. Dördüncü çeyrekte biraz daha baz etkisi ortadan kalkmış olacak. 2017 iyi bir yıl olarak kapanacak gibi görünüyor. Üçüncü çeyrekte Hindistan ve Çin’i geçerek bir numara olabiliriz. Yıl sonunda enflasyonu tek haneli rakamlarla kapatacağız” dedi.

EN